Kozmetikler cildi güzelleştirme, yaşlanmayı geciktirme, temizleme, cildin gereksinimi olan nemi sağlama, selülitleri azaltma gibi bir takım faydaları olsa da,aslında birçok kişinin  kozmetiklerle arası iyi değildir.Kimileri ürünün ilk kullanımında, kimileri de yıllarca kullandıktan sonra alerjik tepkiler gibi sorunlarla karşılaşmaktadır. Çünkü kozmetik ürünlerin içeriğinde 5000'den fazla kimyasal madde bulunur.


Kozmetiklere cildin verdiği tepkiler ikiye ayrılır:

Tahriş kaynaklı cilt sorunları
Alerjik tepkiler


Cildin kozmetiklere tepki vermesinin başlıca nedeni, içeriklerinde bulunan paraben vb.koruyucular, lanolin ve koku maddeleridir. Cilt bakım ürünlerinde yaklaşık 5000 farklı koku kullanılır. 20. yüzyıla kadar koku maddesi olarak doğrudan bitki ve hayvanlardan elde edilen doğal içerikler kullanılırken, daha sonra bunlar yerini daha ucuz ve yaygın olduğu için kimyasal bileşiklere bırakmıştır. Bu bileşikler kanser, sakat doğum, merkezi sinir sisteminde bozukluklar gibi ciddi sorunlara yol açabilmektedir.


Parabenler ve benzeri koruyucular, cilt enfeksiyonuna neden olacak bakteri ve mantar üremesini, ürünlerin oksijen ve ışıktan zarar görmesini önleme amacıyla kullanılmaktadır. Sentetik koruyucuların kansere yol açma olasılığı birçok üründe oldukça yüksektir.


Günümüzde doğal içerikli, doğadan ve insan vücudundan yola çıkılarak geliştirilmiş kozmetik ürünler bulmak mümkündür. Doğal içerikli ürünler bitki ve hayvanlardan elde edilen, ancak yine de sentetik olarak üretilen ürünlerdir. Buna karşın içeriği kimyasal maddelerle dolu kozmetiklere alternatif olan doğal ürünler bulmak mümkündür. Bu ürünler kimyasal maddeler içermemelerinin yanı sıra, ekolojik açıdan da doğaya dost ürünlerdir. Petrol türevi içermeyen bu ürünler suları kirletmez, böylece ekosistemlere zarar vermez. Doğal ürünlerin bir başka olumlu yanı, hayvanlar üzerinde denenmemeleridir.


Siz ne yapabilirsiniz?

Kozmetik ürünlerin bulunduğu şişe, kutu vb. kapaklarını sıkıca kapatın.
Güneş, kozmetiklerin içindeki koruyucuların bozulmasına sebep olur. Kozmetiklerinizi güneşte ve sıcak ortamlarda bırakmayın.
Ürüne asla su eklemeyin. Su, bakterilerin üremesine sebep olur.
Paraben içeren ürünleri almamaya özen gösterin.
Kokusu ya da rengi değişen ürünü atın.
Ambalajı zarar görmüş ürünü satın almayın.
Hayvanlar üzerinde test edilen ürünleri satın almayın.
Geri dönüşümlü ambalajı olan ürünleri tercih edin.
Ürünün etiketini, içindekiler bölümünü ve kullanma talimatlarını mutlaka okuyun.
CFC içeren spreyleri kesinlikle kullanmayın. Ozon tabakasına zarar vermeyen ürünleri tercih edin.
Makyaj malzemelerinizi başkalarıyla ortak kullanmayın. Mikrop bulaşabilir.
Temizliğinden emin olmadığınız parfümerilerdeki deneme ürünlerini kullanmayın.
Göz makyajı ürünlerinizi 3-4 ayda bir değiştirin.
Araba kulanırken asla göz makyajı yapmaya çalışmayın.
Enfeksiyon durumunda, durumu farkettiğiniz anda ürünü kullanmayı bırakın. O ürünü bir daha kullanmayın, atın.
Ürünü kullanmayı bıraktıktan sonra, ciltte oluşan sorunlar devam ederse, bir cilt doktoruna gidin.
"Dermatolojik olarak test edilmiştir", hipoalerjenik", "doğal ürünler içerir" gibi yazılara dikkat edin ve bu tür ürünleri almaya çalışın.
Güneşe çıkarken, mutlaka yüksek koruma faktörlü kremler kullanın.
Alfa hidroksil asit (AHA) içerikli kremleri almadan önce cildinizin küçük bir bölümünde deneyin.
AHA içerikli ürünler güneşin etkisini artırmaktadır. AHA içerikli bir ürün kullanıyorsanız, güneşe mümkün olduğu kadar az çıkın; mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanın.
Saçlarınızı boyatmadan 24 saat önce dirseğinizin iç tarafına çok az miktarda boyayı sürerek deneyin. Saç boyaları birçok kişide alerjik tepkilere yol açmaktadır.
Manikür sırasında, tırnakları çevreleyen deriyi kesmeyin ve itmeyin. Bu deriler, tırnağı oluşturan hücreleri korumakta ve enfeksiyonu engellemektedir.
Yapay tırnak kullanmayın. Uzun süre yapay tırnak kullanımı tırnakların ince, donuk ve kırılgan olmasına neden olur.

ADSENSE


>head>



Lipozomlar

Lipozomlar, farklı maddelerde çözünebilen, dış kısmı yağ, iç kısmı su ile dolu küçük küreciklerdir. Son zamanlarda pekçok cilt kreminin içinde bulunmaktadır. Lipozomlar küçük yapıları sayesinde, cildin derinlerine kolayca girebilir ve cildin üst tabakalarında nemlenmeyi pekiştirebilirler. Yağ içeren bölümü, aynı zamanda nem kaybına karşı da koruyucudur. 


Kollojen

Kollojen, vücudun kendi suda çözünmeyen lif formundaki proteinidir. Bunlar, bağ dokusuna destek verir ve cildin güç ve gerginliğini garanti eder. Menopoz yıllarında, bu liflerin sayısı azalır ve yapısı değişir, bu da cildin, gerginlik ve elastikiyetini azaltır. Bazı kremler, içerik maddesi olarak kollojen içerirler. Gerçekte kollojen liflerinin sayısı, ancak östrogen tedavisi gibi bir metodla artabilir


Kozmetiğin Tarihçesi




Eski medeniyetlerin kalıntılarında, kozmetik konan kaplara, ayna yerine kullanılan cilalı metallere rastlanmıştır. Eski Mısırlı kadınlar, gözlerinin altlarını yeşile ve kirpiklerini siyaha boyarlardı. Kına ile yalnız saçları değil, el ve ayak tırnaklarını ve ayak topuklarını boyamışlardır. Kullanılan kremlerin % 90’ını, hayvani yağlar meydana getirmiştir. Babilliler, beyaz ve kırmızı yüz ile kırmızı dudak boyası kullanmışlardır. İranlı kadınlar ise kirpiklerini boyayarak gözlerinin görünür parlaklık ve büyüklüklerini arttırmaya çalışmışlardır. Benzer durumlara Hind, Çin, Japon ve eski Yunan’da da rastlanmıştır.

Etrüks kadın mezarlarındaki bronz tuvalet kutularında, parfüm ve diğer süs eşyalarına rastlanmıştır. İlk zamanlar eski Roma’da az kozmetik kullanılmışsa da, Romalıların Akdeniz ülkesinde yaptığı fetihler sonucu, çok çeşitli kozmetikler Roma toplumuna girmiştir. Kozmetik ve onların kullanılışını bilen esirler, kıymetli kabul edilmiştir.

Hıristiyanlıkla beraber kozmetik kullanımı gerilemişse de, Haçlı seferleriyle artış göstermiştir. Rönesans ile kozmetikler, büyük bir gelişme sağlamıştır. İtalya ve Fransa’da hem kadın, hem de erkekler makyajlarda kozmetik kullanmışlardır.

On dokuzuncu yüzyılın ortalarında anilin boyalarının geliştirilmesiyle, kozmetikler çok büyük bir gelişme göstermiştir. Bundan sonra kozmetik sanayii, gelişmesinin önemli bir kısmını, televizyon, film ve resimli mecmuaların yaygınlaşmasına borçludur.

İslamiyetin, önemle üzerinde durduğu kozmetik; kına ve sürmedir. Sevgili Peygamberimiz, her gece gözlerine sürme çekerdi. Bir yara olsa oraya kına koyardı. Vahy geldiği zaman mübarek başı ağrırdı. Bu zaman, başına kına bağlardı. Berika, kitabında büyük İslam alimi Muhammed bin Mustafa Hadimi’nin bildirdiği hadis-i şerifte; “Üç şey gözü kuvvetlendirir: Sürme çekme, yeşilliğe ve bakması helal olan güzel yüze bakmak.” buyrulmaktadır.

İslam alimleri, kadınların, kocalarına karşı süslenmelerine müsade etmişlerse de, altına su geçmeyen ruj ve oje tipi kozmetiklerin kullanılmasında dikkatli olmayı bildirmişlerdir. Zira bunların altına su geçmediği için gusül ve abdest alınmamış sayılmaktadır.

Yüzyıllardır kadınların güzel görünmek için kullandıkları kozmetiklerin sağladıkları cazibe geçici bir zaman içindir. Ayrıca kozmetiğin yüzlerde meydana getirdiği tahribat, olgunluk ve ihtiyarlık çağlarında kadınları ümitsizliğe düşürüp, psikolojik rahatsızlıklara sebeb olmaktadır.
zın.

Sosyal anlamda kadınların güzellikleri özgüvenlerinin bir parçasıdır. Neredeyse tüm kadınlar için güzellik kavramı birbirinden farklı olsa da kozmetik ürünler tüm kadınlar için güzelliği vaat eden  ve sonucunda güzelliği getiren olmazsa olmaz bakım ürünlerindendir. Kozmetik ürünleri gün geçtikçe kendini yeniliyor ve çok daha güzel ve başarılı ürünler ile kadınların gönlünü çalabiliyor. Güzellik trendlerinin değişmesiyle pek çok kozmetik firması da  ürün yelpazesinde yeniliğe ve gelişime devam ediyor. Kozmetik dünyasını iki farklı açıdan incelemek mümkündür. Bunlardan bir tanesi dermo-kozmetik adı verilen dermatolojik olarak test edilmiş ve genellikle mineral ağırlıklı kozmetik yani makyaj malzemelerinden oluşan kısımdır. Diğer kısım ise genellikle denekler üzerinde test yapılan dermatolojik olarak test edilse bile mineral ürün kullanmayan kısımdır. Mineral ağırlıklı kozmetik ürünleri diğer kozmetik ürünlerinden fiyat bakımından olarak oldukça farklıdır. Bunun nedeni elbette ki mineralin verdiği etkinin çok daha başarılı ve güzel durması, aynı zamanda da sağlıklı olmasıdır.

 

En Çok Tercih Edilen Kozmetik Ürünleri

En çok satan ve en çok kullanılan makyaj malzemelerinden birisi hiç şüphesiz ki rujlardır. Çünkü rujlar yalnızca renkleri bakımından değil yapıları bakımından da oldukça çeşitlidir. Örnek vermek gerekirse  kırmızının pek çok tonu olduğu gibi her markanın ve her koleksiyonun da farklı yapısı vardır.  Rujları yapılarına göre ayırmak gerekirse  en kolay ve anlaşılır yanı sürdükten sonra yani uygulamadan sonraki hali yapısı hakkındaki net bilgiyi verir. Mat bitişli, ıslak bitişli ve saten bitişli gibi pek çok yapıya sahip olan rujlar dünya üzerinde en çok satılan kozmetik ürünüdür. Rujlardan sonra kadınların en çok tercih ettiği kozmetik ürünü allıklardır. Bunun sebebi de tıpkı rujlarda olduğu gibi çok fazla renk seçeneğinin ve yapı seçeneğinin bulunmasıdır. Allıklar da pek çok renk tonunda  ve farklı yapılarda yani toz ve kremsi olması sebebiyle bir diğer çok satanlardandır.

Fondötenlerden bahsetmek gerekirse, bir kadının makyaj masasında olmazsa olmaz denilen tek kozmetik ürünüdür. Bunun sebebi makyajda cilt tonunu eşitleyen ve dengeleyen aynı zamanda cilt lekelerini örten herhangi bir başka ürünün olmamasıdır. Fondötenler de diğer kozmetik ürünleri gibi farklı yapılarda ve tonlarda olmak zorundadır. Bunun sebebi ise dünya üzerinde cilt tonu farklı olan  pek çok kadına hitap etmek  ve ihtiyaçları olan ürünü sunmaktır.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Makyaj Nasıl Yapılır

 

Hangi Kozmetik Ürünü Hangi Cilt Tipine Daha Uygun?

Cilt tipine bağlı olarak kullanılması gereken veya gerekmeyen kozmetik ürünleri de vardır. Bunlar ise pudralar, aydınlatıcılar ve kapatıcılardır. Cildi kuru olan kişiler pudra kullanmayı çoğunlukla istemezler. Yağlı cilt tipindeki kişiler ise aydınlatıcıdan olabildiğince uzak durmak isterler.  Kapatıcılar ise ciltteki leke durumu ve sivilce oluşumuna veyahut günlük ihtiyaçlara göre tercih edilen kozmetik ürünlerdendir. Kozmetik ürünleri kullanılmaya genellikle erişkin olunduktan sonra başlanır. Bunun sebebi ise bu yaştan sonra cilt oturur ve yapısı belli olur. Kullanılacak ürünlerde cildin yapısına göre seçileceği ve cilt tanındığı için hangi uygulamaların yapılması gerektiği zamanla anlaşılır. Bu yüzden çok iddialı olan renkleri kullanabilmek için elinizin pratikleşmesi ve hangi tonların size daha çok yakıştığını bulmanız gerekmektedir

QADSENDEADyazın.

.

Powered By ERSİN UÇAR

ÇOKÇOK OKUNANLARParagrafınızı buraya yazın.

KOZZO KOZMETİK